BİR AVUKATA DANIŞIRKEN…

Hayatın olağan akışında, ister istemez herkes hukuk kurallarıyla çevrili vaziyettedir. Bizler bu kuralların küçük bir kısmını bilirken, bilmediğimiz derya deniz bir alan vardır. Bu kurallar bizleri bazen korurken, bazen de karşımıza çıkabilmektedir. Her halükarda tam bu noktada, bu kuralların neler olduğunu bilen ve kurallar bütünü olan hukukun kendine özgü diline de hâkim olan profesyonellere ihtiyaç duyarız.İşte bu kişilere avukat diyoruz.Bu yazımda, avukatlık mesleğinde vekalet ücreti konusuna değineceğim.

Türkiye’de avukatlık yapılabilmesi için en temel iki gereksinim, hukuk fakültesinden mezun olmak ve baro nezdinde bir yıllık avukatlık stajını tamamlamaktır.

Genel itibariyle bir avukatın yaptığı iş, kendisine bir hakkının ihlal edildiğini düşünen kişiye, hak ihlaline konu olay kapsamında, mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde sahip olduğu bilgi ile tecrübeyi, etik kurallar çerçevesinde sunulan bir hizmet olarak satmaktır. Buna vekalet ücreti denilmekte olup; avukatın yegâne geçim kaynağıdır.

Avukatın yaptığı işi en kısa şekilde izah ettikten sonra, şimdi bunu biraz parçalara ayıralım.

  1. HAK İHLALİ, HUKUK VE ADALET:

Modern yaşantımız, varlığına inandığımız bir takım kurallarla korunan haklarımız çerçevesinde şekillenmekte ve gelişebilmektedir. Kuralların olmadığı yerde hak da varlığını sürdüremeyecektir. Yaşam hakkı, maddi-manevi varlığı geliştirme hakkı, ekonomik haklar bunların başlıcalarıdır. Bu hakları koruyan kurallar olmadığı müddetçe, bahsedilen haklarında varlığından söz edilmesi mümkün olmayacaktır.

Hukuk dediğimiz kavram ise, bu kurallar bütününe verilen addır.

Hak ihlali ise, hukukun, yani kurallar bütününün koruduğu bir hakkın, başka bir kişi, firma ve hatta bazen devlet tarafından çiğnenmesi veya yok sayılmaya çalışılmasıdır. Burada da karşımıza adalet kavramı çıkar, yani hukuk kuralları çerçevesinde, kimin haklı olduğunun değerlendirilmesi.

  • MEVZUAT VE YARGI KARARLARI:

Mevzuat, bir ülkede yürürlükte olan anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, tebliğ vs. yazılı kuralların tamamına verilen isimdir.

Bu başlık altında bertilen yargı kararları ise, mahkemelerce verilmiş kararları değil; mahkemelerce aynı veya çok benzer olaylar hakkında daha önce verilmiş kararlar doğrultusunda, artık genel kabul görmüş kararları ifade etmektedir.

  • AVUKATIN BİLGİ VE TECRÜBESİ:

Toplumda yaygın olan inanışın aksine, hukukla uğraşmak ezber işi değildir. Yani avukatlar, ezberci insanlar değildir. Hiçbir avukat, uzman olduğu konuları saymazsak, çalıştığı ülkedeki tüm mevzuatı ve yargı kararlarını ezbere bilmez; bu imkânsız olduğu gibi, gereksiz de bir şeydir. Dört yıllık hukuk fakültelerinde, belli başlı en temel kanunlardan doğan dersler verilir. Bunlar hukuk sisteminin mihenk taşları olup; binlerce kanun, yönetmelik, tüzük vs.den oluşan mevzuatın oluşturduğu derya deniz hukuk sistemi içerisinde, yön bulmaya yarayan pusula işlevini görür. 

Avukatın yaptığı işin sırrı, bilgiyi nerede bulacağını, nasıl yorumlayacağını ve ne şekilde uygulayacağını bilmesinde yatar. Mesleki tecrübe denilen olay da tam olarak budur.

AVUKATIN GEÇİM KAYNAĞI:

Çoğu insan, avukatların nasıl para kazandıklarını bilmez. Avukatlık mesleğine başlanılmasıyla birlikte bir yerlerden sürekli çok para geldiğini düşünürler. Ama bu gerçek olamayacak kadar iyi bir senaryodur.

Avukatlık mesleğinde para kazanma dinamiği, sahip olunan bilgi ve tecrübenin hizmet olarak satılması üzerine kuruludur. Yani ortada bir hizmet vardır, elle tutulan ve gözle görülen bir ürün yoktur.

Bir hak ihlaline uğradığınızı düşündüğünüzde, hukuki bir yardıma ihtiyaç duyarsınız. Bu yardımı sağlayacak mesleği icra eden kişiler ise avukatlardır. Bir avukattan hukuki yardım alınması halinde ise, ortada sunulan profesyonel bir hizmet mevcuttur. Pek tabidir ki, sunulan bu mesleki hizmeti de, avukat belli bir bedel karşılığında yapmaktadır. Bu bedele ise vekalet ücreti denilmektedir.

DAVANIN KAZANILMASI YADA KAYBEDİLMESİ:

Avukatın geçim kaynağınınvekalet ücreti, yani sunmuş olduğu hukuki hizmet karşılığında aldığı para olduğundan bahsettik. Peki, ya haksız çıkarsak ne olacak? Genel kanı, bu durumda avukatın da para almayacağı yönündedir.

Bunu bir dava olarak ele alalım. Davacı veya davalı olunması fark etmeksizin, bir davanın tarafı olan kişinin avukatı tarafından gerekli hukuki altyapı oluşturularak savunmalar yapılır, deliller ileri sürülür ve bunlara karşı beyanlar verilir. Sonuç itibariyle de hâkim tarafından bir tarafın haklı ve diğer tarafın haksız olduğuna karar verilir. İşte bu nokta önemlidir ki, kararı avukat değil, hâkim verir.

Bu davada haksız çıktığınızı, sizin de o haksız çıkan tarafın avukatı olduğunuzu varsayalım. Bu halde, ortada sunmuş olduğunuz bir hizmet var ve size bir yerlerden sürekli çok para gelmiyor. Bu halde sizin hizmetin karşılığı ne olacaktır?

Özetle, avukatın sunmuş olduğu hizmet karşılığı alacağı bedel, davanın kazanılması ya da kaybedilmesi üzerine değil; avukatın size sunduğu hukuki hizmet üzerinedir.

VEKALET ÜCRETİ VE KARŞI TARAFTAN ALINMASI:

Toplumda yaygın olan bir diğer inanış, avukatın ücretini kendisine hukuki hizmet sunduğu kişilerden değil, davanın karşı tarafından aldığı yönündedir. Bu da bir diğer gerçek olamayacak kadar iyi senaryodur.

Bahsettiğim üzere, avukatlık mesleğinde kazanç dinamiği, sunulan hukuki hizmetin satılması üzerinedir. Hukuki hizmetin sunulduğu kişi ise, karşı taraf değil; avukata başvuran kişidir. Dolayısıyla, hukuki hizmet karşılığında ücretin talep edileceği kişi de, avukata başvuran kişidir.

AVUKATA DANIŞMAK, ÜCRETE TABİDİR:

Avukatın, sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi etik kurallar çerçevesinde hizmet olarak satan kişi olduğu belirtmiştik. Bu hizmet her zaman için bir davanın yada icra takibinin takip edilmesi kapsamında gerçekleşmez. Çoğu zaman, danışma şeklinde de gerçekleşir.

Bir avukata danışılması halinde söz konusu olan, aslında belli bir konuya ilişkin hukuki görüş almaktır. Bahsedilen hukuki görüşün oluşması ise, hukuk fakültesini bitirmekle başlayan, yargı kararlarının incelenmesi ile devam eden ve sayısız dava ve icra takibi sonucunda rafine hale gelen bir süreçtir.

Yani avukata sorduğunuz bir soruya, avukatın verdiği beş dakikalık cevabın arkasında, yıllar içinde oluşan bilgi birikimi ve tecrübe vardır ve sizinvekalet ücreti ile satın aldığınız hizmet de işte budur. Yoksa avukatın o dakika uydurduğu bir şey değildir.

Buradan hareketle, avukatın her dakikası, aslında bir değerdir.

FALANCA AVUKAT PARA ALMADAN YAPIYOR:

Doğru, o avukat para almadan yapıyor.

Hakkınız ihlal edildiği için, hukuki bir yardıma ihtiyacınız var ve bu konuda tecrübeli bir profesyonelden yardım almak istiyorsunuz. Savunma hakkınızı emanet ettiğiniz kişiye güvenmek ve evinize rahat gitmek istiyorsunuz. Bu kişi, sizin sorumluluğunuzu üzerine alacak, bütün bilgi ve tecrübesini ortaya koyacak, değerli zamanını harcayacak.

Sunduğu hizmet karşılığında, davayı kazansanız da kaybetseniz de hiç para almayacak. Sadece sizden değil, hiç kimseden para almayacak.

Şimdi siz bir avukatla mı anlaştınız, yoksa bir hayırseverle mi? Sizce de bu işte bir yanlışlık yok mu?

Özetleyecek olursak, kendinizi emanet ettiğiniz avukatın sunduğu hizmetin bir karşılığı olacaktır. Avukatın ücretini karşıdan alması yada sizden vekalet ücreti almaması gibi durumların gerçek olamayacak kadar iyi senaryolar olduğunu hatırlayın. Avukat, sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi hizmet olarak satan kişidir. Bunun aksi hareket eden kişi ya avukat değildir, ya da sunduğu avukatlık hizmeti değildir.

Son olarak, Ankara Barosu tarafından her yıl yayınlanan tavsiye edilen vekalet ücreti tarifelerine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir