Kıdem Tazminatı Fonu|Ne Getiriyor ve Neler Değişecek? Yeni Çalışma Kapsamında Değerlendirme

Bu yazımda, son dönemde gündemi oldukça meşgul eden kıdem tazminatı fonu konusuna değineceğim.

Çalışma Bakanlığı‘nca teknik çalışmaları tamamlanan Kıdem Tazminatı Fonu çalışması Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na geçen hafta sunuldu. Aslında ortada kanun taslağı dahi yokken, konunun haber ajanslarına sunulması, bende bir nabız yoklaması yapıldığı izlenimi uyandırdı.

Geniş kapsamlı bir konu olan, kıdem tazminatı fonu çalışmasını sorular üzerinden açıklamaya çalışacağım. Ancak önemle belirtilmem gerekir ki, ortada kanun, kanun tasarısı yada tasarı taslağı henüz mevcut değildir.

  • Kıdem tazminatı fonu ne zaman yürürlüğe girecek?
  • Fon, herkes için zorunlu olacak mı?
  • Bir yıl karşılığı 30 gün ücret kuralı devam ediyor mu?
  • Fon için, kesinti kimden yapılacak ve ne kadar olacak?
  • Fondan önce birikmiş kıdem tazminatı olan işçilerin durumu nedir?
  • Fon primi yatırılmazsa ne olacak?
  • Fon kesintisinde devlet desteği olacak mı?
  • Fonun yönetimi nasıl olacak?
  • İşçi istifa ederse, kıdem tazminatının durumu ne olacak?
  • Tavan kıdem tazminatı uygulaması devam edecek mi?
  • İşverence ücretin düşük gösterildiği hallerde ne olacak?
  • Fon kapsamında kıdem tazminatı ne zaman alınabilecek?
  • Fonun işçi açısından avantajları ve dezavantajları nelerdir?
  • Fonun işveren açısından avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kıdem Tazminatı Fonu Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Kıdem tazminatı fonu konusu, 1975’ten bu yana dönem dönem gündeme getirilmiştir. Yazımın konusu kıdem tazminatı fonu çalışması ise, henüz bir kanun tasarı taslağı dahi değildir. Ancak 2017 yılı sonuna kadar yasalaştırılması hedeflenmektedir.

FON, HERKES İÇİN ZORUNLU OLACAK MI?

Kıdem tazminatı fonunun, yasalaşmasından sonra işe girecekleri kapsaması öngörülüyor. Yani halihazırda çalışanlar ve yasalaşmasından sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam edenler yönünden bir değişiklik olmayacak.

Ancak kıdem tazminatı fonunun yasalaşması sonrası, iş değiştiren yada yeni işe girenler, yeni düzenleme kapsamında gireceklerdir.

BİR YIL KARŞILIĞI 30 GÜN ÜCRET KURALI DEVAM EDİYOR MU?

Ülkemiz açısından kıdem tazminatının temeli, her bir yıllık çalışma karşılığı, bir aylık ücretin kıdem tazminatı olarak çalışana ödenmesidir. Bu husus, işçi sendikalarının kırmızı çizgilerinden biridir. Hükümet de bir aylık ücret hususunun korunacağına değinmektedir.

Diğer taraftan, mevcut düzende kıdem tazminatına esas ücret, yemek, giyim, ulaşım, yakacak vs.’nin de dahil olduğu giydirilmiş ücret iken; yeni düzenleme, kıdem tazminatında yalnızca çıplak ücreti dikkate almaktadır.

FON İÇİN, KESİNTİ KİMDEN YAPILACAK VE NE KADAR OLACAK?

Kıdem tazminatı fonu çalışmasının en temel unsuru, kimden ne kadar kesinti yapılacağı hususudur.

Çalışma kapsamında söz konusu kesinti işverene yüklenmektedir. İşverenin, her ay işçinin aylık ücretinin %8,3 oranındaki tutarı fona yatırması öngörülmektedir.

Bu açıdan bakıldığında fon sistemi, işverenin mevcut sisteme göre üzerine düşen kıdem tazminatı tutarını, olması gerekenden daha düşük tutarlarla taksitlendirmesi ve olması gereken ile kesilen fon primi arasındaki farkın da, bireysel emeklilik gibi fonda birikmiş tutarın döviz, tahvil, altın gibi yatırım araçları ile nemalandırılarak kapatılması olarak karşımıza çıkıyor.

FONDAN ÖNCE BİRİKMİŞ KIDEM TAZMİNATI OLAN İŞÇİLERİN DURUMU NEDİR?

Taslağa göre, işçi ve işveren kendi aralarında anlaşarak, mevcut sistemde alması gereken kıdem tazminatını fona devredebilecek. Bu husus, tamamiyle aralarındaki sözleşmeyle gerçekleşecek. Ancak bu husus, işveren yönünden peşin ödeme demek. Bu kapsamda, işverenlerin buna yanaşacaklarını pek zannetmiyorum.

FON PRİMİ YATIRILMAZSA NE OLACAK?

Fon priminin yatırılmamasından yada geç yatırılmasından dolayı ortaya çıkacak gelir kaybından işveren sorumlu olacak. Yani fon primini ödemeyen veya geç ödeyen işveren, ortaya çıkacak gelir kaybını da telafi etmek zorunda kalacak.

Diğer taraftan, bu başlıktaki bir diğer konu, fon priminin yatırılıp yatırılmadığının denetimini kimin yapacağı hususudur. Çünkü çalışmaya devam eden işçi yönünden, fon primini yatırmayan işvereni dava etmesi, yeni sistem gereğince oldukça zor bir husustur. Bu kapsamda, Hükümetten yapılan açıklamaya göre, fon primini işverenin yatırmaması halinde takip etmenin ve işverenden tahsil ederek, çalışanın hakkını korumanın yasanın ve hükümetin sorumluluğunda olacağına değinilmektedir.

Ancak fon priminin yatırılmaması halinde, bir sonraki paragrafta belirteceğim, devlet katkısının durumu sıkıntılı bir hal almaktadır.

FON KESİNTİSİNDE DEVLET DESTEĞİ OLACAK MI?

Kıdem tazminatı fonu çalışması kapsamında, işverenin yatırdığı primin %25 oranında, devletin katkı yapması beklenmektedir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, bu husus net değildir.

Diğer taraftan, işveren kıdem tazminatı fonu primini yatırmadığı takdirde, devlet katkısının da yatırılmayacağı düzenlenmiştir. Taslağın bu şekilde yasalaşması ise, işçinin hak kaybına uğraması ve cezalandırılması anlamına gelmektedir. Bu hususun nasıl giderileceği ise, tasarıdaki soru işaretlerinden biri durumunda.

FONUN YÖNETİMİ NASIL OLACAK?

Kıdem tazminatı fonunu işletecek olan şirketi işverenin belirlemesi öngörülmüş durumdadır. İşçi ise, fonun hangi yatırım araçları ile değerlendirileceğine karar verecek. Bu noktada, fonun nemalandırılması sorumluluğu işçiye yüklenmektedir. Herkesin yatırım uzmanı olmasının mümkün olmaması ve fonun tutulduğu şirketin en az riskli(dolayısıyla getirisi düşük) yatırım araçlarını tercih edeceği düşünüldüğünde, fondaki paranın enflasyon karşısında erimesi durumu söz konusu olabilecektir. Bu noktada doğacak zararın nasıl telafi edileceği de bir başka soru işaretidir.

İŞÇİ İSTİFA EDERSE, KIDEM TAZMİNATININ DURUMU NE OLACAK?

Çalışmaya göre, işçinin kendi isteğiyle işten ayrılması halinde herhangi bir kısıtlama öngörülmemektedir. Yani, mevcut düzenlemede olduğu gibi, örneğin, daha iyi bir iş teklifi aldığında istifa ederek işten ayrılan kişinin kıdem tazminatının yanması gibi bir durum, kıdem tazminatı fonunda söz konusu olmayacak.

TAVAN KIDEM TAZMİNATI UYGULAMASI DEVAM EDECEK Mİ?

Kıdem tazminatı fonu kapsamında, kesilecek prim yönünden, asgari ücret ve 7,5 katına kadar prime esas kazanç üzerinden kesinti yapılacak.

İŞVERENCE ÜCRETİN DÜŞÜK GÖSTERİLDİĞİ HALLERDE NE OLACAK?

Bugün gelinen noktada, işverenlerce hala düşük SGK primi ödemek için, işçinin aldığı ücret düşük gösterilmektedir. Böyle bir durumda, düşük gösterilen ücrete istinaden, ödenecek kıdem tazminatı primi de düşük olacaktır. Uzun zaman düzenli ödemeye dayalı bir sistem olan kıdem tazminatı fonu sisteminde, işçi yönünden ciddi zararlar söz konusu olabilecektir. Böyle bir durumda ise, işçinin zararının nasıl telafi edileceği hususu da meçhul durumdadır.

FON KAPSAMINDA KIDEM TAZMİNATI NE ZAMAN ALINABİLECEK?

Kıdem Tazminatı Fonu

Kıdem tazminatı fonu çalışmasına göre işçi, üç halde kıdem tazminatını alabilecek.

  • Emekli olması halinde tamamını,
  • 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayı olan işçi, talep etmesi halinde fonda biriken tutarın yarısını,
  • İşçinin vefat etmesi halinde, mirasçıları fonda biriken tutarın tamamını,

Alabilecek. Diğer taraftan, bahsedilen hususlar haricinde, kıdem tazminatı fonu çalışması kapsamında, gündemdeki bir başka durumda, işçinin konut alırken, fonda birikmiş tutarın yarısını alabilmesine olanak sağlanmasıdır.

FONUN İŞÇİ AÇISINDAN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Avantajları:

  • Herhangi bir nedenle, iş sözleşmesinin, işçiden veya işverenden kaynaklı nedenlerle sona ermesi halinde kıdem tazminatının yanması gibi bir durum söz konusu olmaması.
  • İşverenin borçlarını ödeyemez hale gelmesi durumunda, işçinin kodem tazminatı yönünden endişe etmesinin gerekmeyecek olması.
  • Toplu iş bırakma ve grev durumlarında, işçilerin işten çıkarılma halinde kıdem tazminatını kaybetme endişesi olmayacak, grev ve toplu iş bırakma faaliyetlerine işçiler daha rahat müdahil olabilmesi.
  • Daha iyi bir iş teklifi değerlendirildiğinde, işçinin kıdem tazminatı yönünden çekinecek bir durumu olmaması.

Dezavantajları:

  • Ancak belli koşullarda kıdem tazminatını alabilecek olması.
  • Asgari ücretle çalışan ve işten çıkarılan bir işçi yönünden, işsizlik maaşıyla geçinecek olması kapsamında, kodem tazminatı alamayacak olmasına istinaden geçim sıkıntısına düşecek olması.
  • Mevcut sistemde, işverenler kıdem tazminatı yüksek olan işçileri, işten çıkarmakta çekinirken; yeni sistemde böyle bir durum olmayacak ve işverenler işçileri daha rahat işten çıkarabilmesi.
  • Mevcut sistemde evlenen kadın ve askere giden erkek, kıdem tazminatı alabiliyor iken; kıdem tazminatı fonunda böyle bir düzenlemenin söz konusu olmaması.
  • İşveren tarafından düşük SGK primi ödemek için, ücreti düşük gösterilen işçiler yönünden, kıdem tazminatı priminin de düşük yatırılacak olması nedeniyle ortaya çıkacak zararın nasıl giderileceğinin açık olmaması,
  • İşveren tarafından kıdem tazminatı fonu priminin geç yatırılması veya hiç yatırılmaması halinde olası devlet desteğinin de olmaması ve doğacak zararın nasıl giderileceğinin belirsiz olması.
  • Yeni sistemde kıdem tazminatının çıplak ücret üzerinden hesaplanacak olması.
  • Fonun yönetiminin işçiye bırakılması ve yatırım konusunda tecrübeli olmayan bir işçi açısından fonda birikmiş tutarın enflasyon karşısında eriyebilecek olması.

FONUN İŞVEREN AÇISINDAN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Avantajları:

  • Kıdem tazminatına ilişkin davaların sisteme girecek işçiler yönünden ortadan kalkacak olmasına bağlı olarak, mahkeme masraflarının da ortadan kalkacak olması,
  • Kıdem tazminatına hak kazanan işçi yönünden tek seferde, yüklü bir miktar ödemek zorunda olmaması.
  • Kıdem tazminatı fonuna ödenecek prim tutarının ¼’ü için devlet desteğinin olması.

Dezavantajları

  • İşçinin kıdem tazminatının yanacağı endişesi olmaması ve buna bağlı olarak yeni iş tekliflerinin değerlendirme ve işten ayrılma hususlarında daha rahat olması kapsamında, işçi sadakatinin düşmesi,
  • İşçinin yeni iş tekliflerini değerlendirme hususunda daha rahat olmasına bağlı olarak, kendi bünyesinde yetişmiş tecrübeli çalışanları kaybetme olasılığının artması ve buna bağlı olarak işletme veriminin düşmesi.

Bahsettiğim hususlar ışığında, kıdem tazminatı fonu iyi mi olacak, kötü mü olacak yargısını herkese göre değişmektedir. Ancak tekrar belirtmeme gerekir ki, henüz ortada bir kanun tasarı taslağı dahi mevcut değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir